ANAHTAR NOKTA; KENDİNİ İYİ HİSSETMEK

ANAHTAR NOKTA; KENDİNİ İYİ HİSSETMEK
Enerjini yüksek tut der dururuz ya, işte budur enerjiyi yüksek tutmak. Yani “kendini iyi hissetmek”. Yaşamınızda kendinize yapacağınız en iyi şey…
Kendinizi iyi hissettiren bir film izleyin, güzel duygular uyandıran adeta ruhunuzu canlandıran şarkılar dinleyin, eğer seviyorsanız çikolata yiyin yada sahilde yürüyüş yapın ama illa ki kendiniz için sizi mutlu eden, size keyif veren bir şeyler yapın.
Kendinizi iyi hissettiğinizde neler mi oluyor?;

Hayattaki her şeye bakışınız değişiyor, önceden sinirlendiğiniz yada üzüldüğünüz şeyler sizi eskisi kadar sarsmıyor, daha çok gülecek şey buluyorsunuz, sizi daha da mutlu edecek şeyler olmaya başlıyor yavaş yavaş çünkü frekansınız bu yönde. Yani güzel şeylerin olmasından başka pek bi şansınız kalmıyor ;)
Bundan yıllar önce ne zaman birine yada bir şeye kızsam terslikler olmaya başlardı ve benim jetonum (ruhsal yada bedensel olarak) canım acıyınca düşerdi. Şimdi çok daha kısa sürede (en azından canım acımadan) farkına varıp durumu toparlıyorum.
Hiç dikkat ettiniz mi; öfke yada üzüntü anlarınızda ne çok şey ters gitmeye başlar ve “geldi mi hepsi üst üste gelir” demeye başlarsınız…
Peki mutlu olduğunuz, doyasıya güldüğünüz anlarda neden “ah çok güldüm kesin başıma bir şey gelecek” diyorsunuz? “Güldüm mü de hep gülünecek şeyler oluyo yahu hahhahahaha” desenize!
Yüksek bir tepeden ufacık bir kartopunu yuvarladığınızda o kartopu aşağıya inene kadar büyüyecektir. Peki siz yuvarladığınız (ve az sonra kocaman olacak olan) o kartopunun “mutluluk, huzur, neşe” mi olmasını seçiyorsunuz yoksa “öfke, sinir, stres” olmasını mı?
Unutmayın; evrenin kuralları değişmez. Neye odaklanırsanız onu çoğaltırsınız!
Siz kendinizi iyi hissettikçe size kendinizi daha da iyi hissettirecek şeyler olacak. Olmak zorunda! Başka çaresi yok evrenciğimizin :) Siz neyi istiyorsanız ona “peki” diyor saygıyla…
Bu yazıları yazıyorum diye ben sürekli ağzı kulaklarında gülen pür keyif pür neşe biri miyim? E yani genelde evet ama benim de enerjimin düşük olduğu, üzüldüğüm, kızdığım, hayal kırıklığı yaşadığım zamanlarım oluyor.
Peki ne yapıyorum o zamanlarda? Herşeyden önce “peki!” diyorum “bu durumu ben yarattım, ben çektim yaşamıma, kabul!” Ondan sonra da çevreme bir göz gezdiriyorum beni tatmin edecek, enerjimi yükseltecek ne bulabilirim diye.
Bu bazen sadece evimizden görünen o güzel İzmir Körfezi manzarasını izlemek oluyor, bazen internetten komedi videoları izlemek (Cem Yılmaz’ı kesinlikle öneririm), bazen sıcacık bir fincan kahve içmek, bangır bangır müziği açıp şarkıya eşlik ederek dans etmek (tabiî ki neşeli bir şarkı oluyor bu), kokusunu sevdiğim kremleri sürüp kendimi daha bakımlı hissetmek, makyaj yapmak, herhangi bir hayvana ulaşabiliyorsam ona dokunup onunla oynamak, yazı yazmak, sevdiğim bir arkadaşımla sohbet edip kıkırdaşmak, mutfağa girip çok sevdiğim bir yiyeceği hazırlamak….. Gördüğünüz gibi benim asla sonu olmayan bir listem var. Sadece bu listeyi yazarak bile koca bir kitap çıkartabilirim ortaya, hem de oldukça kalın bir kitap…

Eminim siz de biraz etrafınıza bakınıp, kendi içinizi de yokladığınızda sizi keyiflendirecek bir dünya şey bulup enerjinizi tavan yapabilirsiniz. İnanın bu ne paraya pula, ne yaşam şartlarına, ne de şansa dayanan bir olgu. Siz kendinizi mutlu etmek istedikten sonra size karşı durabilecek hiçbirşey yok ve tüm evren emrinize amade…

Keyif ve Kolaylıkla!

Selestia Hülya Karayel

Bir yanıt yazın